|
بهانه جويان٫مانند استفاده کنندگان از مواد مخدر که برای فراموش کردن درد هايشان دست به اين عمل ميزنند عمل نميکنند.به مانند شتر مرغهايی که سرشان را در خاک پنهان ميکنند٫ به خود فريبی دست ميزنند. Bahanelerden Kurtulmak برای خلاصی از بهانه ها٫ يک انسان موفق علی رغم تمام موانع بايستی به کار و کوشش ادامه دهد.محل توقف پيشرفت و توسعه ٫ جايی است که موانع به بهانه ها مبدل ميشوند. Bir insanin kendisine yapabileceği en büyük kötülük karşilaştiği zorluklara teslim olmasıdır. Dünya kar ve tipi ile karşilaşmak zorunda kalmadığı bir kış yaşamamıştır. Hayat engellerle doludur ve kim olursa olsun, tüm insanlar bir gün mutlaka o engellerle yüzleşeceklerdır. Zengin veya fakir, meşhur veya unutulmuş bir insan olsun herkes, hayat yolunda ayni geçit vermez dağlarla yüzleşecektir بزرگترين بدی که يک انسان ميتواند در حق خود کند همان تسليم شدن در برابر زورهايی است که در جلوی رويش قرار ميگيرند است. دنيايی که در ان زمستانی بدون برف و بوران باشد٫ وجود نداشته است.زندگی پر از موانع است.و هر انسانی هر که ميخواهد باشد يک روزی بايد با اين موانع روبرو شود.ثروتمند يا فقير٫ مشهور يا گمنام ٫در راه زندگی با کوههايی که هيچ گذارگاهی نميدهند روبرو خواهد شد. Baziları hayatın dağlariyla erken yaşlarda yüzleşirler. Onlar erken yaşlarinda yukarilara baktiklarinda zengin ailelerin çocuklarinin kendilerini geçtiklerini düşünür, kaderlerinin kendilerine adaletsiz davrandiğını sanirlar. Ama yillar geçer; çiktikları zirveden aşağiya bakarlar. Bir zamanlar çok yukarida gördükleri insanlarin küçük tepeleri bile aşamayişlarina hayret ederler بعضی ها در سنين پايين با چنين کوههايی روبرو ميشوند.انها با ان سن کم در طبقات بالا به بچه های هم سن و سال خودشان که خانواده های ثروتمندی دارند نگاه ميکنند٫و به رفتار غير عادلانه روزگار در مورد خودشان می انديشند.اما سالها ميگذرد ژ از قله هايی که حال بدان رسيده اند به پايين نگاه ميکنند.و از ديدن انسانهايی که در تپه های کوچک که در حکم مراحل پايين تر هستند در حاليکه روزگاری همين افراد را در در مراحل بالا ميديدند بسيار متحير ميشوند. Başarının gerektırdığı ücreti ödemekten korktuğumuzda harika bahaneler buluruz: "Ben yapamadim, çünkü çok hakli nedenlerim vardi. Eğer bana firsat verilseydi neler yapacaktim. Ne büyük işleri başaracaktim.".Eziz, Size firsat verilmedi mi? Karincanın başardığını bile başaramayan insanlar vardir. Hiçbir karincaya bizden fazla firsat verilmemiştir. Kaderi yanliş anliyoruz çoğu zaman. Kim yapmak isterse yapar. Bir kere hayata atildiktan sonra, kendilerinin koyduklari dışında insanların hiçbir asilmaz engelleri yoktur. Bizi sadece biz durduruyoruz از اينکه بابت موفق شدن بايد اجرت زيادی پرداخت کنيم ميترسيم و (به همين خاطر) بهانه های عالی مياوريم.من انجام ندادم چون که فلان علت موجود بود.اگر به من فرصت داده ميشد٫ چه ها که نميکردم.چه توان کارهای بزرگی داشتم.عزيز !به شما فرصت داده نشد؟به اندازه يک مورچه موفق ٫ انسانهای ناموفق وجود دارد.به هيچ مورچه ای بيش از ما فرصت داده نشده است.خيلی وقتها روزگار را اشتباه درک ميکنيم.هر کسی که بخواهد انجام خواهد داد.بعد از اينکه به وسط زندگی انداخته شديم به غير از موانعی که خودمان برای خودمان فراهم ميکنيم هيچ مانع ديگری از طرف انسانهای ديگر برای ما فراهم نميشود.ما خودمان فقط مسبب توقف و رکود خودمان هستيم. Çevremizdeki insanlarin nasıl kendilerini engellediklerine bakın. Kendilerine engel olmakla kalmiyorlar, başkalarina da engel oluyorlar. Bir insana, hayırlı bir işe kalkıştığında "yapamazsın" demek, ona yapilabilecek en kötü telkindır. Düşmanın yapmadığı bu telkinı bizim için hayırlı olacağını sanarak çogu zaman çocukluğumuzda ailelerimiz bize karşi yapmıştır به انسانهای پيرامونمان که برای خود مانع ايجاد کرده اند بنگريد.از مانع تراشی برای خود دست بر نمی دارند٫ برای ديگران هم مانع ميشوند. به يک انسان در سعی و کوشش در يک کار پرخير {قادر نخواهی بود}گفتن٫ به او بدترين تلقين را کردن است.در حاليکه دشمنانمان اين کار را نکرده اند متاسفانه بعضی از والدين با تصور اينکه نيت خيری دارند خيلی وقتها با همين تلقين از دوران کودکی در مقابل ما ايستاده اند. Eğer başarılı olmak istiyorsanız tüm başarılı insanlarin ortak özelliklerini kazanmalısınız. Işte en önemli özellik: Başarılı insanlar her zamanda, her ortamda, her şartta çalişabilmeyi başaran insanlardir. Siradan insanlar, sadece moralleri yerinde olduğunda, canları istedığınde çalişabilirler. Hasta iken çalişabilir misiniz? Herkesin sizi eleştırdığı, size hakaret yağdırdığı bir ortamda doğrularınızı savunmaya devam edebilir mısınız؟ اگر ميخواهيد انسان موفقی شويد٫ بايد تمام ويژگی های مشترک انسانهای موفق را کسب کنيد.به خصوص مهمترين ويژگی (در اين نکته نهفته است که) انسانهای موفق در هر زمان٫ هر مکان٫ هر شرطی ٫ با فوت وفن امور اشنايند.اين گونه انسانها ٫فقط با يک روحيه خوب ٫به هر اندازه ای که بخواهند کار ميکنند.ايا در حاليکه خسته هستيد قادر به کار کردن هستيد؟در حاليکه همه در حال سرزنش کردن شما هستند٫ و يا در حالتی که مدام تحقير ميشويد ٫ قادر به ادامه دفاع از حقوقتان خواهيد بود؟ Hayat bir yolculuktur.Adım adım, saniye saniye yaşiyoruz bu yolculuğu. Bu yolculuğun, gözlerimizin kapatılmadığı bir gecesi, üzerimize Güneşin doğdurulmadığı bir sabahi yoktur. Hayat yolculuğu, dünya yolculuğuna benzer. Uzun sürecekse güzergahinda çukuru, daği, vadisi, denizi olmayan bir yolculuk yoktur. Uzun yollara düştüğünüzde, Güneş her zaman semanızda bulunmaz. Nice işsız gecelerin altindan geçmek zorunda kalırsınız. Karla, tipiyle, yağmurla, çamurla, depremle, firtinayla boğuşmaya mecbur olursunuz. Yer yüzünde aci çekmeden yaşamiş bir insan gösterilemez. Teknik şehirlerimizi geliştiriyor, ama başarı dünyasi hala ayni fırtınalar dünyasıdır زندگی يک مسافرت هست.قدم به قدم٫ ثانيه به ثانيه در اين مسافرت زندگی ميکنيم.در اين مسافرت٫ شبی که در ان بتوان چشمها را بسته و روزی که بتوان شفاف بودن طبيعی خورشيد را حس کرد٫ وجود ندارد. مسافرت زندگی به مسافرت دنيا ميماند.هر چقدر طولانی تر باشد در گذرگاهش٫ مسافرتی که در ان چاله٫ کوه٫ دره ٫دريايی نباشد٫وجود ندارد.خورشيد هميشه در راههای طولانی که در ان مشغول سما هستيد پيدا نميشود.چندين بار مجبور به گذراندن شبهای عاطل ميشويد.مجبور به نزاع با برف و تگرگ و وباران و گل و زلزله ميشويد.در روی زمين نميتوان انسانی را نشان داد که سختی و مشکلی در زندگی نداشته باشد.شهرهای مدرن توسعه پيدا ميکنند اما دنيای موفق امروز هنوز همان دنيای طوفان هاست. Başarılı insan kış uykusuna yatamaz. Yürürken o da bir vefasızlık bataklığına rastlar. Çamurlara bulanır, ama yürür. Karşısına kocaman bir ihanet nehri çıkar. Islanmak pahasına nehre dalar. Bir hendek çıkar karşısına trafik kazası gibi; korkmaz, vazgeçip geri dönmez, üzerinden atlar. Nisan yağmurlarında ıslanır; buzlu Aralık gecelerinde üşür. Sırtında paltosu olmasa da, aşınan ayakkabilarindan giren çamur suları kemiklerini titretse de, yürür Bir karıncanın nasıl çalıştığını seyrettinız mı? Kendisinden beş kat büyük, ölü bir sineğı taşimaya karar veren karıncayı. Hedefi ormanları böceklerden temizlemektir karıncanın. On defa, yüz defa, bin defa dener. Inanilmazi başarır karınca. Yarim saat sonra kocaman sineğı metrelerce öteye taşıdığını görürsünüz. Karınca, cüssesine göre oranlansa göre Naim Süleymanoğlundan daha güçlü çikacaktir. Bahanesi yoktur onun. Hiçbir özürü yoktur. Ya başaracaktır ya da başari yolunda ölecektir. Sonunda bir karınca ailesi yaz boyu çalişır, bir mevsimde 5 milyondan fazla ölü böceğı yer altina indirır ve böylece bize tertemiz ormanlar bırakırlar. Eğer karıncalar insanlar gibi bahaneler bulsalardi, ormanlar mezbelelere dönerdi. Ayaklarınızın altinda, yemyeşil otların kalbi okşayan kokusunu değil, böcek leşlerinin ürküntüsünü yaşardınız
Bir fırtına kopar. Yuvalari darmadağın olur karıncaların. Onların pek çogu şu akıntılarına kapılıp sürüklenirler. Ama sürüklenirken bile mücadeleye devam ederler. Bir ot bulsalar ona tutunurlar. Bir taşa rasgelseler ona sarılırlar. Yağmur biter, yarim saat sonra o küçücük varlıkların inanilmaz bir hızla eski yuvalarina bu defa başka bir toprak yüzeyinden kapı açtiklarını görürsünüz
Büyük insanların hiçbir bahanesi yoktur. Bahanenin "var" olduğu yerde başarı "yok" olmaya mahkumdur. Hiç kimse bahaneyle birlikte yükselmeye devam edemez. Çünkü bahane bulduğumuz anda teslim oluruz. Bahane varsa mücadele yoktur. Bahane bulursaniz en küçük başarılarınızı bile yok edebilirsınız
Cesaretle üzerine gittiğınız korku, korku içinde sizden kaçacaktir. Kendisinden kaçtığınız cesaret, cesaretle üzerinize korku salacaktir. Hendeklerin üzerinden atlayamayan develer dağlari zapt eden komutanların bineğı olarak ün salmamıştır. Yüksekten korkan uçamaz, kılıçtan korkan galip gelemez. Ölmekten korkan yaşayamaz. Hastalığa göğüs geremeyen sağlığın huzurunu yaşayamaz. şimdi dağlarda yuva yapan kartallar bir zamanlar oraya "uçma" zahmetine katlanmişlardi.Yükseklere çikmak için en azindan taşlarin üzerinde yürümeye mahkumuz
Başarılı olmak için, yoğun çalişmaktan ziyade az da olsa sürekli çalişmaya ihtiyacımız var. Ilerlemek yavaş da olsa sürekli yürümekle mümkündür. Dinlenme dışında ara vermek durmaktir برای موفق شدن ٫ به کار سنگين ٫ زياد يا کم ولی به صورت مداوم احتياج داريم.پيشرفت اگر کند هم باشد (با اينحال) با گام های مداوم هم ممکن خواهد شد.به غير از استراحت٫ انقطاع (بی مورد) بايستی متوقف شود Herkes gibi yetenekli olabileceğimize inanacağiz. Hiçbir engel tanımayacağız. Bizi durdurmak isteyen her şeyle amansiz şekilde mücadele edeceğız. Sığınacağımız hiç bir bahane olamaz. Mazeret hiçbir başarısizlığı gizleyemez. Başkalarını kandirmak zorunda değiliz. Kendimizi kandirmak ise bize hiçbir şey kazandirmaz مثل هر کسی بايد به
قادر بودنمان باور داشته باشيم.هيچ مانعی را نمی شناسيم.بی امان با هر
چيزی که بخواهد ما را متوقف کند ٫ به مجادله خواهيم پرداخت.در
پناهگاهمان هيچ بهانه ای نبايد باشد.معذرت هيچ عدم موفقيتی را پنهان
نميکند.در پی فريب دادن ديگران نيستيم. با فريفتن خودمان هم هيچ چيزی
بدست نمی اوريم. |